
TÜRK KÖYLÜSÜ
Topraktan öğrenip kitapsız bilendir. Hoca Nasreddin
gibi ağlayan Bayburtlu Zihni gibi gülendir. Ferhad'dır Kerem'dir ve Keloğlan'dır. Yol
görünür onun garip serine, analar, babalar umudu keser, kahbe felek ona eder oyunu. Çarşambayı
sel alır, bir yâr sever el alır, kanadı kırılır çöllerde
kalır, ölmeden mezara koyarlar onu. O, «Yûnusû biçâredir baştan ayağa yâredir,» ağu
içer su yerine. Fakat bir kerre bir derd anlayan düşmeyegörsün önlerine ve bir kerre vakterişip
: «—Gayrık yeter!...» demesinler. Ve bir kerre dediler mi : «İsrafil surunu
urur mahlukat yerinden durur», toprağın nabzı başlar onun nabızlarında
atmağa. Ne kendi nefsini korur, ne düşmanı kayırır, «Dağları
yırtıp ayırır, kayaları kesip yol eyler âbıhayat akıtmağa...»
Nazım Hikmet
|
 |
|